Güvenin iş dünyasında stratejik bir değişken olarak ele alınması artık tartışma konusu değil. Ancak aynı yaklaşım, en hassas alan olan yakın ilişkilerde neredeyse hiç uygulanmıyor. “Güven önemli” cümlesi herkesin ezberi; fakat çoğu insan ilişkilerde güvenin hangi davranışlarla inşa edildiğini, nerede zedelendiğini ve nasıl onarıldığını sistematik biçimde takip etmiyor. Güven öznel bir his olarak görülüyor ve ölçülebilir bir değer olarak ele alınmadığı için ilişkilerde büyük kopmalar genellikle gecikmiş fark ediliyor.
Güvenin iş hayatındaki gibi ilişkilerde de somut, gözlemlenebilir, yönetilebilir ve kıyaslanabilir bir alan olduğu kabul edildiğinde tablo değişir. Aşağıda liderlik güveni ölçüm yaklaşımlarının ilişkilere uyarlanmış bir versiyonu bulunuyor.
- Ölçüm Aletini Belirleyin
İlişkilerde güven “hissettiğimiz bir şey” olmak zorunda değil. Davranışlar üzerinden ölçülebilir.
Uyarlanabilecek bazı kategoriler:
- Açıklık: Zor konuları konuşabilme, duygularını saklamama
- Dürüstlük: Söyleneni tutma, çelişki yaratmama
- Alçakgönüllülük: Hata kabul edebilme
- Destekleyicilik: Zor zamanlarda güvenilir bir duruş sergileme
- İlham/verme ve motive etme: Birlikte gelişimi teşvik etme
İlişkide her iki taraf bu davranışları 1–10 aralığında değerlendirebilir. Bu, duygusallığı azaltmaz; tam tersine nerede kopukluk olduğunu somutlaştırarak iletişimi kolaylaştırır.
- Gözlemleyin
Güven statik değildir; davranışlarla ve dış koşullarla değişir.
İlişkilerde çoğu sorun “keşke daha önce fark etseydik” cümlesiyle gelir. Gözlem mekanizması bunu engeller.
Takip edilmesi gereken temel göstergeler:
- Çatışmalarda savunma düzeyi
- İlgisizleşme veya iletişim yoğunluğunda değişim
- İhtiyaçların açıkça ifade edilip edilmediği
- Beklentiler konusunda kayma olup olmadığı
Bu göstergeler, kopuş başlamadan önce sinyal verir.
- Aktif Olarak Yönetin
İlişkilerde güven kendiliğinden oluşmaz; sürdürülen bir davranış bütünüdür.
Tarafsız ölçüm, önyargıları kırar. Liderlikte olduğu gibi, kişiler de kendilerini partnerin gördüğünden daha “güvenilir” algılayabilir. Aradaki fark yönetsel olduğu gibi ilişkisel bir kör noktadır.
Uygulanabilecek pratikler:
- Belirli davranışlar için aylık mini değerlendirmeler
- Güven kırıldığında atılacak adımları önceden belirlemek
- Hataları kabul etme ve onarım pratiğini standartlaştırmak
- Destek, ilgi, iletişim sıklığı gibi konular için net beklenti ayarları
Bu uğraş, duygusuz bir yönetim değil; sürdürülebilir bağlılığın teknik altyapısıdır.
- Kıyaslayın
Kıyaslama romantik ilişkilerde “başkalarıyla kendimizi ölçmek” anlamına gelmez.
Ama davranışların genel olarak sağlıklı ilişkilerde nasıl seyrettiğini bilmek önemli bir referans sunar.
Örnek kıyas noktaları:
- Güçlü davranışlar: Dürüstlük, tutarlılık, sorumluluk alma
- Zayıf davranışlar: Savunmacılık, açıklıktan kaçınma, pasif-agresif iletişim
Bu kıyas ilişkilerin kendine özgü doğasını bozmaz; sadece dış referans sağlar.
Sonuç
Güven, ilişkilerde duygusal bir sis bulutu değil; ölçüldüğünde, takip edildiğinde ve yönetildiğinde ilişkiyi dayanıklı kılan somut bir sistemdir. Üstelik güveni düzenli beslemek sadece krizleri engellemekle kalmaz; ilişkide büyüme, rahatlık, açıklık ve uzun vadeli dayanıklılık sağlar.
İlişkiler, kendiliğinden akmasını beklediğimiz bir alan olmaktan çıkıp bilinçli yönetilen bir emek sürecine dönüştüğünde güven gerçek bir temel haline gelir.
Bu sitede libidohayattir.com’da bu yaklaşımı destekleyen bir perspektife sahip içerikler paylaşıyoruz: ilişkileri salt duygu alanı olarak değil, davranışlara, iletişim kalıplarına ve sürdürülebilir güven mekanizmalarına dayalı bir bütün olarak ele alıyoruz. Güveni ölçen, yöneten ve geliştiren bu disiplinli yaklaşım; yakınlığın, samimiyetin ve libidonun doğal akışını güçlendiren bir zemin yaratır. Burada savunulan net ilke şu: Güven yönetildiğinde ilişki büyür, ilişki büyüdükçe yaşam enerjisi de genişler.